MİMAR SİNAN MÜZESİ VE MİMARLIK MERKEZİ

  • Konsept Proje
  • Kültür - Eğitim Yapısı
  • Kayseri Büyükşehir Belediyesi
  • Kayseri
  • 4.250 m²
  • Ulusal Mimari Proje Yarışması _ Mansiyon Ödülü
  • Sıddık GÜVENDİ
    Cihan SEVİNDİK
    Elif Nur ULUSKAN
    Abdullah KAHRAMAN
    Gülcan COŞKUN
    Elif SAKALLI

Sinan yarım yüzyıllık dönemde büyük kubbeli yapıya yeni bir kimlik kazandıran, bir mimari üslubu bütün boyutlarıyla geliştiren, içinde yetiştiği coğrafyanın ve çağının ürünü yaratıcı bir zihin olarak düşünülmelidir.

Ulusal bir simge olmasına karşın Sinan, tanımadığımız bir kişiliktir. Döneminin yazılarında kendinden ve sanatından bahsedilmemiştir. Onun hakkında bir değerlendirmenin sağlıklı olabilmesi için Sinan’ın üzerine dayandığı birikimin içeriğini ve kimliğini, içine doğduğu kültürün ondan önceki üretimini doğru tanımlamak gerekmektedir.

Sinan merkezi ve bir doğru üzerinde biçimlenen plan şemalarını kullanmıştır ancak Sinan’ın gelişimi izlendiğinde plan şeması yerine, ideal bir tümel mekan arayışının aşamalarına rastlanır. Sinan’ın bütün denemeleri merkezi bir alanı örtecek strüktür sistemlerinin aranmasıdır. Yapılarında kubbeli mekan yatay yönelmeden çok bir düşey yönelmeyi vurgular. Bu mekanın tek yönelimi merkezden kubbeye doğru yükselmedir.  Her yapısında kubbenin yarım küre biçimini bir bütün imgesinin içinde eritmek çabası içinde olduğunu görürüz. Sinan yapıları metaforik olarak şeffaf yapılardır çünkü onların mekansal örgülerini yapının içinde ve dışında aynı açıklıkla okumak olasıdır.

Kütle Oluşumu ve Konumlanması

Kuzeybatı-Güneydoğu ekseni doğrultusunda uzanan gölet aksı ile bu aksı Güney ekseninde kesen park yolunun kesişiminde konumlanan yapı park ve çevresiyle dingin bir ilişki kurarken, sakin bir imge olmayı hedefler. Gölet ekseni ve oluşacak kent parkı ile farklı katmanlarda farklı oran ve biçiminde ilişkiler kurar.

.

.

Bu iki eksenin kesişimine oturan kütle köşe noktasından dışa açılarak parkla ilişki kurar ve konumlanışı itibariyle de kimlik kazanmayı hedefler. Önerinin ana eksenini oluşturan merkezi ve tümel mekan kurgusu avlu ile karşılığını bulur. Avlu bir noktasından dışa açılarak içinde bulunduğu çevre ile ilişki kurarken diğer yönlerde içe döner ve kendi kamusallığını yaratmayı hedefler. Mimar Sinan Müzesi ve Mimarlık Merkezi programları farklı kot ve katmanlarda avlu etrafında şekillenir. Açık – yarı açık ve kapalı mekan sürekliliği ile tanımlanan kamusal kademelenme gelenekten beslenir.

.

.

Mimarlık Merkezi ve Mimar Sinan Müzesi programlarının tanımladığı iki farklı kullanıcı grubu (kullanıcı-ziyaretçi) yapının gündelik hayata karışma – yaşama potansiyelini ortaya çıkarırken, avluyu ziyaret edilen bir mekan olmaktan çıkarır, yaşayan-yaşanan bir boşluk haline getirir. Öneride müze ve mimarlık merkezi programları birbirinin uzantıları olarak yorumlanmış, kendi özerkliklerini kaybetmeden tek bir merkez etrafında birlikte yaşayabilmeleri, birbirlerinden beslenmeleri hedeflenmiştir.

.

.

.

.

.

.